BLOGCUNUN ÖDÜLÜ

2009-04-10 17:01:03

Bir kamu  iktisadi kuruluşunda15 yıl teknisyenlik, 4 yıl personel müdürlüğü görevlerinde bulunduktan sonra aynı kurumun yatılı meslek lisesine teknik meslek derslerine öğretmen olarak atandım. Çok yoğun bir  ders görevi verildi.

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda her öğretmen asli bir ders konusunda ehil ve uzman sayılır ve branşı ile ilgili ders görevi verilir. Hiç  öğretmenlik eğitimi eğitimi almayan bana çok yüklü ders görevi verildi.  7 farklı dersten, 11 ayrı müfredat programını uygulamam istendi.

Yine Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda  görülen derslerin kitapları uzman kişi veya kurumlar tarafından hazırlanır, öğretmen ve öğrencilere verilir. Fakat öğretmen olarak görevlendirildiğim bu özel meslek lisesinin Mili Eğitim Bakanlığı ile direkt bir bağlantısı ve okutulan meslek derslerinin ders kitabı ve ders notları gibi bir alt yapısı yoktu.  Tüm  yükler dersleri okutan meslek derslerin öğretmeninin omzundaydı.

Neyse ilk iki sene görev aldığım derslerde geceleri saat: 03.00 e kadar ertesi günü anlatacağım derslerin çok sınırlı kaynaklardan  notlarını hazırladım.  Çok az bir uyku   sonrası sabahları 07.00  de kalkarak okula geldim ve bazı günler 8-9 saat ders anlattım. Bu sürede tüm bayram ve yaz tatillerinde tatil yapmayarak çalıştım, genel müdürlük kütüphanesine de giderek, teknik dosyalardan araştırma yaparak, ders notları ve kitapları için kaynak derledim.

Tabii ki bu mesai çok yorucuydu ve insan üstü çalışma gerektiriyordu. Çok yoruluyordum. Öyle ki 8-9 saat ders işlediğim günler de o zamanlar  çok ünlü olan Muhammed Ali ile boks maçı yapmış ve yumrukla hırpalanmış gibi çok yorgun ve bitkin olarak hissediyordum, kendimi, günlük derslerin bitiminde evime giderken.

Çok yorgun, bitkin ama  mutlu. Çünkü öğretmenliği sevmiştim.

 

Bütün bunları neye anlattım ?  Şunun için:

Her derse girmeden, o bir saatlik dersin, yani 45 dakikalık sürenin planlamasını yapıyor ve o ders için kafamda  senaryosunu yazıyordum. Nerede ne anlatacağım. Nerede  o konu ile ilgi hangi mesleki deneyimimi anlatacağım. Dersin neresinde öğrencinin dikkatleri dağılmaya başlayabilir, nasıl şok bir hareket veya sözlerle dikkatlerini toplayabilirim. Derse yöneltebilirim.

Hangi dersleri nasıl işlemeliyim. İş hayatına hazırlayacağım teknik  elemanlara, teknik elemanlık ruhunu hangi uygulamalar ve davranışlarla  nasıl verebilirim ? Tüm bunları tasarlamış ve uygulamaktaydım.

Tutarlı, bazı konularda tavizsiz, yani ve tatlı-sert. Öğrenci ile aramda devamlı bir mesafe koydum. Ama çok uzak da değil. Gerektiğinde şakalaşan bir baba veya ağabey gibi yakın.

Neyse  ilk iki sene sonunda ilk mezunlarımı verdim.

Bu ilk mezuniyetten iki-3 sene sonra öğrencilerimden birinden bir mektup.

 

‘’  Hocam size çok teşekkür ediyorum. Bize çok emek verdiniz. Her ders için  senaryo yazdınız ve oynadınız ve bir tiyatro oyuncusu gibi oynadınız. Anlattığınız her şey kulağımda. Ve çalışma hayatım ile özel hayatımda bana rehber oldu.   Öğüt ve tavsiyelerinizden çok yararlandım. Allah sizden razı olsun.  ‘’

 

İşte bu olaydan duyduğum  mutluluğu ve aldığım hazzı hiçbir sözle anlatmak mümkün değil. Ve  ölçmek mümkün değil.Bana sonraki çalışmalarımda verdiği doping etkisini de  belirtmem gerek.

 

Öğretmenlik mutluluğu ve keyfi işte budur:

 

Aynı mutluluğu ve keyfi  blogculukta da bulmak mümkün.

Niçin yazıyoruz. Tabii ki okunmak için.

Bütün emekler ve bir ölçüde yorgunluk da bunun için.

Okunma sonucunda tepki de alıyoruz. olumsuz veya olumlu.

Yorum ve mesajlar:Eleştiren,   küçümseyen ve hatta bazen  hakaret kokan satırlar.

Ama az da olsa bazen takdir ve teşvik sözleri oluyor.Aşağıdaki mesaj ve yorumlar gibi:

 

‘’ Yazılarınız gerçekten çok güzel. Tebrikler. Daha çok yazmanızı istediğimi belirtmek istedim.  ‘’

 

‘’  Okumaktan yorulmadim!!

Doğrusu uzun zamandır milliyet blogda ki yazılara bakmıyorum, çoğu yüzeysel bir şekilde ele alınmış konular ama dün aksam belki Allah’ ın bana bir yol göstermesi mi bilemiyorum yazdığınız konunun başlığı " Kuran'a Dönüş" ilgimi çekti ve okumaya başladım. Geç saatlere kadar okuduktan sonra bugün de iş yerinde fırsat buldukça okumaya başladım. Öncelikle size bu kadar araştırma yapıp gerçeği bulma yolunda yaptığınız uğraşıdan dolayı kutluyorum ve Allah razı olsun diyorum .Bu yolda ilerlerken bilmeyerek bir yanlışınız olursa Allah sizi iyi niyetinizden ötürü affetsin! Kafamdaki pek çok sorulara bloglarınızda cevap buldum……….. ‘’

 

İşte blogcunun ödülü budur  !

31
0
0
Yorum Yaz