AK PARTİ'DE TEŞKİLAT MI, MERKEZİN ZİHNİYETİ Mİ DEĞİŞMELİ ?

2017-08-12 01:46:00

2002 yılında katıldığı ilk seçim hariç Ak Partiyi bu güne kadar oyumla destekledim. Dindar sayılırım. Ama Ak Partiyi dine yakın göründükleri için değil, ekonomik, teknik ve soysa hayattaki icraatları sebebiyle destekledim. Vatandaşlık görevlerimi yaparken dini esas alsa idim Ak Partiye hiç oy vermezdim.  

Ülkemizde  İslam Dininin uygulanmasında belirgin  iki yaklaşım var:

GELENEKSEL  İSLAM:   Kur’an’da ‘’ Atalar Dini  ‘’ diye isimlendiriliyor. Mezhep ve tarikatların – insan yorumlarının – hurafelerin, Kur’an dışı uygulama ve inançların yoğun  olduğu  İslam yaklaşımı.

KUR’AN’DAKİ  İSLAM:  Tarihi eski ama son 30 yıl içinde  rahmetli   Prof. Dr. Yaşar Nuri hoca’nın  ilk ve etkin olarak  öne çıkardığı yaklaşımdır. İslam Dininin uygulanmasında tek kaynak olarak Kur’an hükümleri kabul edilir.

İşte Ak Parti kurucuları ve ileri gelenleri içinden koptukları Saadet Partisi inanç sistemi olan  tarikatlara  sıcak bakan GELENEKSEL İSLAM çizgisindedirler Ak Partisi ülkemiz yönetiminin başında olduğu 15 senedir  bu gelenek islamı çizgisinden bir milimetre dahi sapmamamışlardır.

Tabii ki insanların inançlarına müdahale edlemez ve karışılamaz. Saygı gösterilmesi gerekir. Fakat bu inançları doğrultusunda aldıkları, soysal, siyasal, ekonomik kararlar, yaptıkları uygulamalar tüm insanımızı ve ülkemizi etkilemektedir. Müfredatı  Geleneksel  İslam öğretisini esas alan İmam Hatip okullarının yaygınlaştırıması, Fetö deneyimine rağmen  cemaat ve tarikatların  bazılarına sıcak bakmaları , yakın dirsek temasında bulunmaları  ve bazılarının kuran kursları, öğrenci yurtları gibi faaliyetlerini desteklemeleri,   Peygamber sevgisini şirke bulaşma pahasına din adına öne çıkarma ve  milli eğitim müfredatlarına bunu yerleştirme uygulamaları.

Bunun yanında İslam’ın esası Allah sevgisi ve Kur’an Mesajları olduğu halde  Peygamber sözleri iddiasındaki büyük çoğunluğu sahte ve uydurma olan bu günlerde artık tartışma konusu olan ‘’ Hadisler ‘’ e yoğun ilgi ve sempatiyi  sürdürmeleri.

Devlete memur ve işçi alımında ‘’ mülakat ‘’ uygulamarı ile yandaşlara öncelik verilerek haksızlıkların çoğaldığı iddiaları konusunda  toplumdaki  şayia ve buna dayalı huzursuzlukları önemsememeleri.

Son referandum oylamasında Ak Partiinin kan kaybının dikkate alınacak derecede olduğu gerçeği saklanamaz halı gelmiştir. Oy kaybı sebebi , metal yorgunluğu, teşkilatların yıpranması gibi gerçek dışı teşhislerle yanlış kanala sokulmuş, ve teşkilatın tüm unsurlarının değiştirilmesi ve yenilenmesi kararları alınmış ve  başlayan kongreler sürecinde uygulamaya konulmuştur.  Gerçekte anlamazlıktan gelinse de yıpranan  ve değiştirilmesi gereken  teşkilatlar değil GENEL MERKEZ ZİHNİYETİNDEDİR.

Yanlış teşhis, yanlış uygulamaları getirmekte ve partinin kan kaybının önlenmesi  için doğru tedbirlere yaklaşılamamaktadır.  Her ile bir üniversite uygulaması  ile görünüşte gençlerin yüksek tahsili konusunda olumlu iş yapılmıştır. Ama buradan yetişen gençlerin büyük çoğunluğu işsizdir  Saadet Parti çizgisindeki Ak Partiye  --  Kur’an’daki İslam akımının ilerlemesi sebebiyle oy vermemektedir. Yani Ak Parti kendi ayağına kurşun sıkmıştır. Yaklaşan 2019 seçimlerinde muhtemelen bu gerçek iyice açığa çıkacak oy kaybının büyüdüğü gerçeği iyice belirginleşecektir.

Tedbir alınmaz, yani genel merkez toplumdaki  ve özellikle genç nesildeki   yöneliş igörmezse, muhtemelen 2023 seçimlerinde Ak Parti hüsrana uğrayacak meclisteki ağırlığını, yani çoğunluğunu kaybedecek, tek başına hükümet etme süreci sona erecektir.

25
0
0
Yorum Yaz