Büyük ülkelerin '' küçük '' politikacıları ve politikaları

2017-10-03 13:28:00
Büyük ülkelerin  küçük  politikacıları ve politikaları |  görsel 1

Son yıllarda ülkeler, siyaset, siyaset adamları yani politikacılar ve  ve uyguladıkları politikalar konularında hayal kırıklıklarına uğruyoruz ve şoktan  şoka giriyoruz. Bu konuda benim ilk şokum bundan 20 yıl öncesinde meydana geldi. Suudi Arabistan'da çalışan bir yakınımın problemi için bir  gün Ankara'da Suudi Arabistan Büyükelçiliğindeyim. Ziyaret ettiğim büyükelçinin makamındayım. Büyükelçi beni kabul etti ama, elçilik ile işlere kendini kaptırmış. Bir türlü benimle ilgilenemiyor, ben derdimi anlatmak üzere bekliyorum.  Büyük elçinin ilgilendiği  önemli iş ne biliyor musunuz ? Elçilik bahçesinde yapılacak bir aydınlatma işi için bir usta işçi çağrılmış. Büyük elçi bu işçi ile yapılacak iş için pazarlık ediyor. Hem de ne sıkı pazarlık ! Yarım saata yakın süre kıyasıya mücadelele. Ben de  misafir koltuğunda oturuyor ve bekliyorum.  O zaman için dünyanın en zengin memleketlerden birinin ülkemizdeki temsilcisi bir büyük elçi, o kadar geniş bir elçilik kadrosu personeli dururken ilgilendiği büyük işe bakın !  O zaman bu olaya çok şaşmış, Büyükelçinin küçük kişiliğine akıl erdirememiştim. Bu birinci olay !... Biliyorsunuz yaklaşık bir sene kadar önce ülkemizce hudut tecavüzü nedeniyle bir Rus savaş uçağı düşürülmüştü. Bu olay sonrası Rusya ile ülkemiz arasında önemli bir siyasi kriz oluşmuştu.  İşte bu siyasi krizde Rusya devle adamları Putin, başbakan ve Rusya Dış İşleri Bakanının  fevri, dengesiz, her an farklı birbirinden tutarsız davranışları da  benim tuhafıma gitmiş, fiziki olarak dünyanın en büyük ülkesinin devl... Devamı

KUSURSUZ OLAN İSLAMDIR, MÜSLÜMANLAR DEĞİL !...

2017-10-02 11:55:00
KUSURSUZ OLAN İSLAMDIR, MÜSLÜMANLAR DEĞİL !... |  görsel 1

Son günlerde okuduğum Gece Kitaplığı Yayınları'ndan Sancaktar Tekkılıç'ın 'DÜŞÜNMEYEN ORMANDA YAŞASIN''  isimli eserinde bir kavramı çok güzel özetleyerek ifade eden iki kelimeden oluşan deyim çok hoşuma gitti. ''Kültür Müslümanlığı '' Bugünkü İslam ülkelerindeki tüm Müslümanların neredeyse % 97- 98 ' ini vasıflandıran bir çok yerinde tesbiti içeren bir deyim bu. Nedir bu KÜLTÜREL MÜSLÜMANLIK ve Kültür Müslümanları ? Kısaca eski ifade ile Sureta Müslümanlar ''Türkçe'mizdeki yeni ifade ile, SÖZDE MÜSLÜMANLAR Hemen, ''ne demek efendim, Sözde Müslümanlık olu mu ? '' diye itiraz edenler olacaktır. Olur efendim, bugüne kadar oldu ve ne yazık ki yukarıda belirttiğim gibi Müslümanların çoğunluğu böyle. Bu teşhisi de Müslümanlığın anayasası Kur'an koyuyor. Tabii ki Kur'an'da  '' kültür '' kelimesi yok ama aşağıda verdiğim ayetlerde vurgulanan kavram bu. Müslüman bir ülkede, Müslümanların çoğunlukta olduğu kültürel bir çevrede, Müslüman ana ve babadan doğmuş; kendini Müslüman bilmiş, öyle zannetmiş. Büyük olasılıkla da anne ve babası ile tüm akrabaları da kendisi gibi HAZIR MÜSLÜMAN imiş. Yani Müslüman olmayı kendisi araştırarak, düşünerek ve bir nebze dahi olsun diğer semavi dinleri de inceleyerek seçmemiş.  Muhtemelen ana ve babaları da kendileri gibi hazır Müslümanmış. Eski İslam alimlerinin İman konusunda bir tasnifi var. İnanmayı iki türlü sınıflandırıyorlar: TAKLİDİ  İMAN  ---  TAHKİKİ İMAN Yuka... Devamı

Allah'a şükrünüz pasif mi, aktif mi ?

2017-09-29 16:17:00

Çoğumuz bir kişiden bir iyilik gördüğümüzde kuru bir teşekkür ile yetinmez ve hemen ona içimizden bir minnet duyar, halkın deyimi ile ona karşı '' gebe kalma'' durumuna düşeriz. En basitinden ondan ve yaptığı iyilikten sitayişkar sözlerle bahsederiz. Minnet borcumuzun karşılığı olarak biz de en kısa zamanda ve fırsatta ona bir iyilik yapmak isteriz veya en azından ona bir küçükte olsa bir hediye vermek, katkıda bulunmak isteriz. Bizlere dünyada yaşama ve arınma fırsatı vermesi yanında biz insanlara yararlanalım diye hava, su ve toprak dışında canlı ve cansız nimetler verdiği için Allah'a da minnet duymak durumundayız. İşte Allahın verdiklerine karşılık olarak duyduğumuz minnet borcumuzu ödeme gayretimize ''şükretme'' faaliyeti diyoruz. Biz insanların şükretme faaliyeti çoğunlukla  sözde kalmakta sadece kuru bir '' çok şükür,   sana şükürler olsun Allah'ım''  sözleri ile yetinilmektedir. Bize yardımı ve faydası dokunan her hangi bir insana minnet duygumuzu sözle teşekkür yanında maddi veya manevi bir katkı sunarak karşılamakta iken bizi sayısız nimet ve güzelliklerle donatan Yaratıcımıza minnet karşılığımızda da aynı hassasiyeti göstermek durumundayız. İşte bu ön açıklamamızdan sonra şükretme duygumuzu yerine getirmede iki aşamalı bir faaliyet karşımıza çıkmaktadır: 1  --  Pasif şükretme veya düşünsel ve/veya sözel şükretme, 2  --  Aktif  şükrertme  veya  ameli şükretme, Pasif veya sözel şükretme konusunu yukrıda açıkladık. Aktif şükretmede bize faydası veya iyiliği dokunanlara sözel teşekkür yanında minnet duygumuz karşılığı olarak  maddi veya manevi bi... Devamı

SIRADIŞILIK ARIYOR İNSANLAR !...

2017-09-26 02:34:00
SIRADIŞILIK  ARIYOR  İNSANLAR !... |  görsel 1

===================================================================== **************  SIRADIŞILIK  ARIYOR  İNSANLAR  ====================================================================== Evet, sıradışılık arıyor insanlar, sıradanlıktan bıkmışlar çünkü. Sıradan addedilen şeyler gerçekte ne kadar sıradan ? *********************************************************************** ## İki başlı bebekler doğduğu zaman hayret ediyoruz, normal bir insanın dünyaya gelmesi çok sıradanmış gibi... ## Bungee- jumping gibi uç sporları yapanlara hayret ediyoruz, tavanda yürüyen sinek basit bir iş yapıyormuş gibi... ## Belgesellerdeki hayvanlara hayret ediyoruz, sanki sokaklardaki kediler, köpekler çok sıradanmış gibi.. ## Bilgisayar dünyasınaki gelişmelere hayret ediyoruz, hepsinin çıktığı yer olan beynimiz çok basitmiş gibi... ## Kocaman gökdelenlerin inşaasına hayret ediyoruz, asırlık çınarlar çok sıradanmış gibi... ## Bir ressamın benzetmesine hayretler ediyoruz, doğadaki asılları çok basitmiş gibi... ## Çiçekli ağaçların güzelliğine hayret eiyoruz, ezip geçtiğimiz dikenler çirkinmiş gibi... ## ÖLÜME HAYRET EDİYORUZ, YAŞAMAK ÇOK SIRADAN BİR HAKMIŞ GİBİ... ************************************************************************* KİMSENİN BİLEMEYECEĞİ ŞEYLER -- Sinan Canan --Tuti Kitap -- Sayfa 153 *************************************************************************       ... Devamı

KERKÜK BİZİM AMA BUGÜN NE KADAR BİZİM ?

2017-09-25 21:22:00
KERKÜK BİZİM AMA BUGÜN NE KADAR BİZİM ? |  görsel 1

Kerkük geçen zaman içinde Türkmen yani Türk ili imiş. Arap, Türkmen ve Kürtlerin bir arada yaşadığı bu coğrafyada Türkmenlerin diğer milletlere göre daha yoğun olduğu bir belde imiş fakat bugünün gerçeği olarak ve bu özelliğini kaybetmiş ve çoğunluktan azınlığa düşmüş. Ortadoğuda yüzyılların kış uykusundan uyanan ilk millet olan Kürtler buraya sistemli bir şekilde iskan edilerek etnoğrafik yapı değişmiş veya özellikle - muhtemelen-  İngilizler tarafından değiştirilmiş. Evet bugün Kerkük'ün nüfusunun 1,4 milyon olduğu söyleniyor. Bu nüfusun % 20'si Arap, % 50'si Kürt, % 30'u da Türkmen. Araplar ve Türkmenler kış uykusuna devam ederken, geçmişte azınlık olan Kürtler, bu bölgede ağırlıklı nüfus olmuş. Barzani de gerine gerine kürt nüfusun fazlalığına güvenerek bağımsızlık referandumuna gitme israrına devam ediyor. Bu topraklarda Türkmen kardeşlerimizin iki dezavantajı daha var. Birincisi birlik olamıyorlar. 7 adet, evet maalesef siyasi arenada tam 7 adet siyasi partisi var. Yani yaklaşık 320 bin nüfusu temsilen 7 parti. Yani acı bir gerçek olarak bölünmüşler. Bu bölünmede ikinci bir cephe daha var:  Mezhepcilik. Bu coğrafyanın en acı bir gerçeği de Mezhep kavgası. Bu bölünmüşlüklerin acı reçetesi de tek vücut olup hak iddia etmede zorluk. '' Kerkük bizimdir, bizim kalacak '' şeklindeki sloganlarda bizi hak sahibi yapmada pek etkili olamıyor ne yazık ki. Geçmişin ihmalleri ve bilinçsizliklerinin faturası da bugün karşımıza çıkyor...   Devamı

MÜFETTİŞİN BEKLENTİSİ NE İMİŞ ?

2017-09-02 19:48:00
MÜFETTİŞİN  BEKLENTİSİ  NE  İMİŞ  ? |  görsel 1

1970'li yılların ilk yarısında, İzmir'in  Torbalı -  Bayındır - Tire - Ödemiş ilçelerini ilçelerini kapsayan demiryolu hatları bakım ve gözetimi ile sorumlu '' teknisyen şef '' ( yol kısım şefi ) olarak demiryollarında görevli idim. Görev mıntıkam 70 kilometre uzunlukta idi ve merkezi Bayındır ilçesinde bulunuyordu. Görev kapsamım bu demiryolu hatlarının bakımı ve her an tren seferlerine açık tutmak ve bu güzergahtaki demiryolları işletmesine ait gayrimenkullerin gözetimi ve korunması idi. İki veya üç günde bir, özel küçük iki kişilik demiryollu aracı ile mıntıkamı dolaşıp, toplam 7 adet yol bakım ekibine  daha önce verdiğim işleri denetlemek ve  yeni görev vermek ve bu arada yolda görev yapan yol bekçi ve geçit bekçileri gibi personeli denetlemekti.  Bu görev seyahatleri  ''turne''  diye isimlendiriliyordu. Ege bölgesinde yaşayanlar bilir, topraklar çok verimlidir. İyi bir çiftçi tarlasından bir sene içinde 3-4 farklı ürün alabilir. Öyleki İç Anadolumuzda 50 - 100 dönüm tarlası olan  çifçilikle zor geçinebilirken. Bu bölgede özellikle kıyıya yakın bölgelerde 5 dönüm tarlası olan yukarıda belirttiğim gibi toprağı aktif olarak değerlendirirse ailesinin geçimini rahatlıkla sağlayabilir. İşte toprağın çok verimli olması ve özellikle büyükbaş hayvancılığın  yaygın olması sebebiyle çiftçiler için  ''  mera  '' yani otlak yoktu. Demiryolu güzergahı boyunca güzergaha komşu köylüler hayvanlarını demiryolu kenarında otlatıyorlardı. Bu sebeple demiryolu traverslerinin altındaki balast adı verilen taşlar  hayvanların &nb... Devamı

OTOMATİK MÜSLÜMANLIK

2017-09-02 19:13:00
OTOMATİK  MÜSLÜMANLIK |  görsel 1

'' Otomatik müslümanlar '' deyimi de nereden çıktı diye düşünenler olabilir. Hemen açıklayayım. Daha önce böyle bir söz duymuş veya okumuş olamazsınız, çünkü bu sözler benden çıktı. Ülkemizde; Müslüman bir çevrede, Müslüman ana babadan doğmuş, Aklı erdiği andan itibaren kendini müslüman bilmiş, İnsanlarımızın sen, ben, biz  yani hepimiz diyecek kadar büyük çoğunluğu otomatik müslümanız. Neden ? Çünkü  benimsediğimiz bu dini hazır bulduk, araştırmadık, diğer dinlerlle karşılaştırmadık. Aklımızla, irademizle biz seçmedik. Hazıra konduk.  Sonuçta ne oldu ? Dinimiz İslam'ın tek ve gerçek kaynağı Kur'an'ın ifadesi ile '' ATALAR DİNİ  '' mensubu olduk. Bu din ile ilgili sınırlı, yetersiz ve çoğunlukla gerçek kaynağı Kur'an'dan kopuk bilgileri  bazı aile büyüklerimizin, bazı hoca efendilerin şifahi söylemlerinden öğrendik. Doğru olup olmadıklarını hiç merak etmedik, Kur'an'ı kuru bir saygı ile evlerimizde kolay erişilemeyecek yüksek yerlere, süslü kılıflar içinde astık. Kur'an diriler için indirildiğini defalarca bildirdiği halde onu ölülerimize okuyup hediye ettik. Halbuki özelliklere ölülere okuduğumuz Yasin suresinin 70. ayetinde diriler için indirildiği vurgulandığı halde. Kur'an kendisinin apaçık bir mesaj olduğunu defaatle bildirdiği, ve kitapları anlamadan okuyanları '' kitap yüklü eşeklere '' benzettiği halde, inatla ve israrla anlamadan ibadet etme kasdıyla Arapça orijinalinden okumaya devam ettik. Onun makamla musiki lezzeti tatmak için dinlemeyi ibadet zannettik. Te... Devamı

Hafızlık yani Kur'an'ı ezberlemek bugün gerekli mi ?

2017-09-02 16:18:00
Hafızlık yani Kur'an'ı ezberlemek bugün gerekli mi ? |  görsel 1

Hafızlık bilindiği gibi Kur'an'ın Arapça orijinal metnini ezberlemektir. Arap olmayan ülkemiz insanları gibi müslümanların çoğunlukta bulunduğu sayısı 55 civarındaki ülkedeki müslümanlar için bu çaba oldukça zor ve zahmetli bir iştir. Kur'an'ın 12/2 ve 13/37. ayetleri ve bir çok ayette; ##  ''  Biz onu kendi dilinizde Arapça bir Kur'an olarak indirdik ki anlayasınız !...''  Şeklinde mesajlarr vardır. Yani, Kur'an Allah'ın insanlara bir mesajıdır ve ANLAŞILMAK  İÇİN İNDİRİLMİŞTİR. Ama  ne yazık ki, uygulamada Arap asıllı olmayan müslümanlar da, Araplar gibi orijinal Arapça metninden okumakta israr etmektedirler. Araplar okudukları kitabı anlamaktadırlar, fakat Arap olmayanlar anlamadıkları bir dilden okumakta israr ederek içindeki Allah mesajlarından haberleri olmamakta ve okumalarından bir fayda elde edememektedirler. Yani Kur'an'ın mesajını değil metnini önemsemekte ve bu okumakla ibadet ettiklerini ve Kur'an' ı kutsayarak saygı gösterdiklerini zannetmektedirler. Bu okuyuşta müslümanlara hiç bir fayda sağlamamakta ve maddi ve sonuçta maddi ve manevi olarak tüm müslümanlar dünyanın en geri ve ahlakta da zayıf  insanları olarak olarak kalmakta, müslüman olmayan diğer dinlerdeki insanların ayakları altında ezilmektedirler. Durun daha bitmedi... Bir de müslümanlar Arap olsun veya olmasın 604 sayfa hacmindeki Kur'an'ı yukarıda ifade ettiğim gibi ezberleme yoluna gitmektedirler. Bu günkü basın, yayın, görsel medya ve zengin iletişim ortamında Kur'an'ı anlamadan okuma yanında anlamadığı yabancı bir metni anlamadan ezberleme  çabasına girmektedirler. Ülkemizde Diyanet İşleri Başkanlığı da bu zamana göre ... Devamı

Kur'anın anlatımındaki DAĞINIK GÖRÜNTÜ nedeni

2017-09-02 01:00:00
Kuranın anlatımındaki  DAĞINIK GÖRÜNTÜ nedeni |  görsel 1
Kuranın anlatımındaki  DAĞINIK GÖRÜNTÜ nedeni |  görsel 2

Kur’an 22 ylıdan fazla bir sürede yani 22 yıl 2 ay 22 gün devam eden sürede parça parça inmiştir. Sure ve ayetlerin dizilişi bu iniş sırasına göre değil, Peygamberimiz tarafından yine vahiyle yapılan bir düzenlemeye göredir. Kur’an’da bu gün art arda bulunan sure ve ayetlerin aralarında, iniş süreleri bakımından birkaç , hatta birkaç senelik zaman farkı olanlar vardır. Kur’an mevcut düzeni bakımından, insanlığın bildiği tanıdığı tüm kitap örneklerine aykırı bir özelliktedir. * Kur’an’ın diğer kitaplar gibi bir önsözü yoktur. * * Ve yine diğer kitaplarda olduğu gibi, sınırlı konuları içeren bir bölümlenme ve konu başlıkları yoktur. * * Farklı konulu ve amaçlı ayetlerin bir... ...Kaynak : 71319.blogcu.com Devamı

ESKİDEN DİPLOMASIZLAR CAHİLDİ; ARTIK DİPLOMALILAR

2017-09-02 00:23:00
ESKİDEN DİPLOMASIZLAR CAHİLDİ; ARTIK  DİPLOMALILAR |  görsel 1

Bundan 20 - 30 sene önce ilk okul diploması olmayanlara yani okuma yazma bilmeyenlere cahil denirdi. Şimdilerde ise Diplomalılar ve hatta Üniversite mezunları cahil oldu. Neden ? Çünkü ders kitaplarından başka kitap, makale, roman, hikaye, bilimsel araştırma metinleri okumuyorlar, Bunun sonucunda da; Yazım kurallarına uygun, meramını anlatablecek nitelikte - hatasız - bir paragraf dahi yazı yazamıyorlar. Dahası güzelim Türkçemizi  perişan ediyorlar. Anladınız siz onu '' SAOL ''  gençliği oluştu. Geleceğimiz karanlık, DONANIMSIZ BİR NESİL GELİYOR !... Bunun sebeplerini sonraki yazılarımda anlatacağım.   Devamı

Mutlu Bayramlar

2017-08-30 23:46:00
Mutlu Bayramlar |  görsel 1

B a y r a m ı n ı z ı....K u t l a r AİLELERİNİZ VE SEVDİKLERİNİZLE  BİRLİKTE SAĞLIK VE MUTLULUKLARLA NİCE BAYRAMLARA ERİŞMENİZİ ALLAH'TAN DİLERİM... Devamı

AK Parti oy kaybı faturasını yanlış yere kesiyor !

2017-08-30 03:57:00
AK Parti oy kaybı faturasını yanlış yere kesiyor ! |  görsel 1

Son referandumda Ak Partide gerileme süreci başladığı görülmüş parti üst yönetiminin etekleri tutuşmuştur. Üst yönetiminin bundan sonraki '' tek gündemi '' budur. Oy kaybının sebebini bulmak ve durdurmak için tedbir almak. Fakat doğru tedbir alabilmek için gerçek ve doğru teşhisi koymak gerekir. İşte bu noktada parti üst yönetimi yanlış yoldadır. Gerileme yani oy kaybı sebebini teşkilatlarda, parti imajının eskimesinde yani kendi dışında aramaktadır. Evet, yeni yetişen gençlik, özellikle, tahsilli gençlik, artık AK Parti'yie desteklememektedir. Parti yönetimi ne yapıyor bu konuda ? Bir iki 20 yaşındaki genci parti yönetim organlarına almakla partinin gençleştiğini mi sanıyor ? Gençlerin... ...Kaynak : 71319.blogcu.com Devamı

Kur'an'da Allah'ın anlatıldğı ayetler

2017-08-23 13:12:00
Kuranda  Allahın anlatıldğı ayetler |  görsel 1

Bu konuyu üç şekilde ele alabiliriz: *** Tamamında Allah'ın tanıtıldığı yani anlatıldığı ayetler. *** Bir kısmında ve genellikle son kısmında Allah'ın tanıtıldığı ayetler *** Allah'ın isim ve sıfatları ile ilgili ayetler: *** Tamamında Allah'ın anlatıdığı ayetler: Tamamında Allah’ı anlatan ayetlerin toplamı 837 dir. Bu şekilde Allah’ın tanıtılması toplam 228 defa ele alınmış ve 837 ayet – Kur’an’ın %13.4 ü hacminde – Allah’ı anlatılması ve tanıtılmasına ayrılmıştır. Bu tür ayetlerin en çok bilineni Ayet'ül-Kürsi'dir Ayetü’l-Kürsi Allah’a imanı, en üst düzeyde ve insanın bütün varlığına nüfuz edecek bir bilinç halinde anlatan ve Peygamberimiz tarafından " Ayetlerin En Büyüğü " şeklinde vasıflandırılan bu ayet, Bakara Suresi 255. Ayetidir. Ayetü’l- Kürsi olarak isimlendirilmiştir. " O Allah ki, O’ndan başka tanrı yoktur. O Hayy’dır ( ezeli hayat sahibi ) Kayyûm’dur. ( Varlığı kendisindendir ) O’ nu ne uyku tutar ne uyuklama. Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi O’ nundur. O’ nun katında, O’ nun izni olmadan şefat edecek kim var ? O, kullarının geleceğini de bilir, geçmişini de. Kulları ise , O’ nun ilminden, ancak O’ nun dilediği kadar kavrayabilirler. O’ nun Kürsüsü ( tahtı ) gökleri ve yeri kaplamıştır; her ikisini de görüp gözetmek O’ na ağır gelmez. O pek yüce, pek büyüktür. " ( 2 / 255 ) *** Son kısmında Allahın anıldığı ayetler Bazı ayetlerde ise bir olay anlatılır veya mesaj verilir. Son kısmında ise Allahı tanıtan isim ve sıfatlar yer alır. Allah’ın bir veya genellikle iki bazan da daha çok isim ve sıfatı zikredili.r : ( anılır ) &qu... Devamı

Geçmişte ilginç '' Atatürkçülük '' uygulamaları

2017-08-23 12:45:00
Geçmişte ilginç '' Atatürkçülük '' uygulamaları  |  görsel 1
Geçmişte ilginç '' Atatürkçülük '' uygulamaları  |  görsel 2

1978 yılında Sivas ilimizde bir kamu kurumunun kuruluş ve montaj aşamasındaki fabrikasına Personel ve İdari İşer Müdürü olarak atandım. Konusunda son sistem olan proje Almanya’dan alınmıştı. Montajını onlar yaptı. 1979 yılında o zamanın ilgili bakanının teşrifleri ile fabrikanın açılışını törenle yaptık. Sağ- sol kardeş kavgasının tam hızlandığı dönemdi. Aradan bir sene geçti, 12 Eylül askeri müdahelesi gerçekleşti.  Askeri idare, sağ sol ayrımını yani kardeş kavgasını önlemek için ‘’ Atatürkçülük ‘’ inancını birleştirici bir unsur, yani çimento olarak öngördü. O da güzel. Ama nasıl ? Tüm yurt, Atatürk heykelleri ve büstleri ile donatılacaktı. Konunun en önemli kısmı, yani Atatürkçülüğün bir ideoloji, bir ruh olduğu, esası önemsenmedi. Üzerinde durulmadı. Kuru bir şekilcilikle; heykel, büst ve resimlerle Atatürk sevgisi tazelenmesi ve aşılanması faaliyetleri öngörüldü. Bu kapsamda olmak üzere tüm resmi kurumlar, talimatla Atatürk heykel ve büstlerini yenilediler. Eksikler tamamlandı ve her biri için açılış törenleri yapıldı. Yeni kurulan, açılışı yapıldığı halde bir yılda deneme üretimini aşamayan, üretim faaliyetine geçemeyen fabrikamızda bir Atatürk büst ve heykelimiz yoktu. Bu eksikliğimiz giderme çabalarına giriştik. Bu arada parantez açayım. İlin lisesinin resim öğretmeni, olağan dışı bir uygulamayla, okulun müdür yardımcısı dahi olmadan; birden, aniden İl Milli Eğitim Müdürü olarak atandı. Sonradan görüldü ki, asli görevi Atatürkçülük uygulamaları denetçiliğidir, teftişidir. Tüm kamu kurumlarında bu görevini ifaya başladı. Biz... Devamı

Kumar bağımlılığının biyolojik nedeni

2017-08-22 18:17:00
Kumar bağımlılığının  biyolojik nedeni |  görsel 1

Bilim adamlarının kumarbazlar üzerinde yaptıkları araştırmalar NORADRENALİN adı verilen hormonun kumarbazlarda normal seviyenin altında bulunduğunu göstermiştir. Bu hormon, heyecan hallerinde artarak kalp atışlarını hızlandırır. Heyecan hali geçtikten sonra hormon normal seviyeye iner ve kalp atışları da normalleşir. Kumar heyecanında durum farklıdır. Kumar heyecanı ile artan hormon, kumar heyecanından sonra düşmeye başlar. Fakat normal seviyede kalmaz, bu seviyenin altına düşer. İşte bu hormonun kumarbazlarda noksan seviyede bulunması, kumar bağımlılığının biyolojik sebebidir. *** Bu sebepten kumarbaz oynamadan duramaz. Bütün varlığını kumarda kaybeder. Kumar oynamak için istediği parayı bulmak uğruna her türlü ahlak dışı suçları işlemekten kendini alamaz. Sonunda bunalıma girerek intihar eder. Bu sebepten kumarın girdiği aileler yıkılır. Devamı

İNSANLIĞIN KARADELİĞİ: CİNSELLİĞİN İSTİSMARI...

2017-08-22 17:41:00
İNSANLIĞIN  KARADELİĞİ: CİNSELLİĞİN  İSTİSMARI... |  görsel 1

Güneş’ ten büyük ( 3 kattan büyük ) yıldızların yakıt sermayelerinin tükenince hızla büzüşüyor ve ağıırlıkları aynı kaldığı halde yoğunlukları milyonlarca kez artıp,  kavramakta zorlanacağımız çekim gücüne kavuşuyorlar ve bu çekim gücü ile çevrelerindeki başka yıldızlar ile ışınları yutup yok ediyorlar. BunlaraAdı KARADELİK deniyor. Son 30-40 yılda insanlığın da bir karadeliği oldu. Cinsellik. Daha açık değişle ‘’ CİNSELLİĞİN İSTİSMARI ‘’ Evet değerli dostlar insanlığın ölümü de, yani yok ediliş de bu yüzden olacak. Hayvanlarla insanların bir çok müşterek özellikleri yanında içgüdüleri var. Hayvanlar bu güdülerini utanma duyguları olmadığı için her halde ve her ortamda icra edebiliyorlar. Ama insanların farkı var. Daha doğrusu olmalı. Yani utanma duygusu. Bir kadın ve erkek arasında, dört duvar arasında olan özel haller, orada kalmalı. Çünkü yüce Allah insanı, insana özel akıl nimeti ve yine insana özel; içinde sevgi ve utanma gibi duygular olan, çeşitli duygularla donatmış. İnsan bu duygulardan kendini sıyırdığı hallerde diğer canlılardan farkı kalır mı ? Evet; son 30 40 yılda cinselliğin istismarı, normallik ve hoş görü değil tüm sınırları aştı. Yıldızların sermayesi yakıtlardı. Onlar tükenince yok oluyorlardı. İnsanlığın sermayesi de ahlaktır. Dinler de bunun için vardır. Peygamberler de bunun için gönderilmişlerdir. İNSANLIĞIN AHLAK SERMAYESİ DE İYİCE VE HIZLA TÜKENİYOR: Kaçınılmaz sona doğru gidiyoruz. Yani tükenişe ve yok oluşa... Birkaç kere yazdım ve başkaları da yazıyor ama, hadi bir daha hatırlayalım: *** Her çağda vardı ama şimdiki zamanlarda 100 kat daha arttı. Cinsellik ticareti. Dev bir sektör oldu. ... Devamı

ELİF-LAM-MİM: Sure başlarındaki gizemli harfler

2017-08-22 13:37:00
ELİF-LAM-MİM: Sure başlarındaki gizemli harfler |  görsel 1

Elîf, Lâm, Mîm - Hâ, Mîm - Yâ, Sîn .......... gibi bazı surelerin başında bulunan bu kesik, bağımsız ve gizemli başlangıç harfleri insanların ilgisini çekmiştir. Bir İslâm düşünürü ‘’ Bu sure başlangıçları, hâlâ hayret sebebi olmaya devam etmektedir. Hayret meraka , merak ise dikkate yol açar. Gökyüzünün, yeryüzünün kulağına fısıldadığı bu harflerden daha etkili bir şeyin insanlığın ilgisini çekeceği düşünülemez. ‘’ Hz. Ebubekir '' Her semavi (Allahtan İnen) kitabın bir sırrı vardır. Allah'ın Kur'an'daki Sırrı da sure başlangıçlarıdır. '' demişlerdir.  Değerli Dostlar. Bu gün bu yazımızla birlikte bu harfleri incelemeye başlayacağız. Bu harflere Hurûf-ı Mukattaa ( Kesik harfler ) adı verilmiştir. Biz başlangıç harfleri diyeceğiz: Bu harflar tamamı 114 olan Kur'an suresinden 29 unun başında yer almaktadır. ** 28 harften oluşan Arap Alfabesi’nin 14 harfi kullanılmıştır. ** Bu 14 harf, 14 farklı tertipte kullanılmıştır. ** 14 harf toplam 78 defa tekrarlanmıştır. Şimdi bu harfleri bir listede görelim: B A Ş L A N G I Ç.........H A R F L E R İ Sıra No: Sure No: SURENİN ADI......1.Harf..... 2.Harf..... 3. Harf...4.Harf....5. Harf Harf Ad. Ayet Sayısı ...1...............2...........Bakara...................ELİF........LÂM........MÎM....................................3................286 ...2...............3...........Âli-İmrân................ELİF........LÂM........MÎM ...................................3................200 ...3...............7...........A'râf.......................ELİF........LÂM........MÎM.......SAD............ Devamı

SADECE TEK BİR SİGARA !...

2017-08-19 15:22:00
SADECE  TEK  BİR  SİGARA !... |  görsel 1

Sadece tek bir sigara içildiğinde insan bedeninde neler oluyor, bilmek ister misiniz ? Buyurun izleyin: *** Nikotinin etkisi ile böbrek üstü bezlerinden adrenalin ve ayrıca noradrenalin adlı hormonlar salgılanır ve bunun etkisi ile midenin asit salgısı artar. Devamlı sigara içenlerde, midede gastrit ve ülser meydana gelir. *** Şahsın solunumu hızlanır. *** Kalp atış hızı artar, kalbin fazla çalışmasına sebep olur. *** Vücudun bütün damarları belili bir oranda büzülür. Buna karşılık kalp aynı işi yapmak için zorlanır. Şahsın tansiyonu artar. Yukarıdaki sonuçlardan görüleceği gibi, sigara vücudu teskin eden ( sakinleştiren )bir madde değil, bilakis vücudu harekete geçiren, solunumu hızlandıran, kalp çarpıntısına yol açan, tansiyonu arttıran bir maddedir. *** Nikotin el ve ayak damarlarını büzer, el ve ayaklara daha az kan gider. El ve ayakların sıcaklığı düşer. Anca sigarayı kullandıktan 20- 30 dakika sonra, el ve ayak sıcaklığı normal seviyesine çıkar. *** Nikotinin etkisi ile el ve ayaklardan başka tüm vücuda damarların büzülmesi sonucu daha az kan gider. Ve o bölümlerin, organların kapasitelerini düşürür. Bu arada tabii ki beyine de a kan gider ve faaliyetlerini etkiler. *** Bir şahsın damarına bir tek sigarada bulunan 2 mg nikotin verilse, kalp bir dakikada 15 defa daha fazla çarpar. Kalpten atılan kan hacmi dakikada 10 litre iken 12 litreye yükselir.. Bu durumda sigara içen şahıs, yerinde otursa bile ağır iş yapıyor gibi kalbi çalışır. Daha önce kalp krizi geçirenlerde kalp ağrısı başlayabilir. *** Sigara her organa, fakat özellikle kalbe çok zararlı ve adeta kalbi delirten, çıldırtan zararlı bir alışkanlıktır.     &nb... Devamı